25 Santigrat Dereceli Aziz

Örtmek istemediğim ayıplarım var azizim. Bana kalsa ayıp değil aslında. Riyakar olmayacak kadar dürüst olmak benim inandığım. Ödün verdiklerimizi düşünüyorum, başkaları için olmaya çalıştığımız, dönüştüğümüz kimseleri düşünüyorum. İçmekten vazgeçtiğimiz sigaraları, gitmekten vazgeçtiğimiz sokakları, uğramaktan vazgeçtiğimiz durakları, ismini rehberden sildiklerimizi, hızlı arama listesinden kaldırdıklarımızı, bir daha görmemek üzere ayrıldıklarımızı düşünüyorum. Ne kadar kendimiz olamayız, ne kadar hazırız kendimizden vazgeçmeye onu düşünüyorum.

Mesela sana yazarmış gibi konuşuyorum kendimle. Eve gelince, selamlıyorum boşluğu. Kendime konuşuyorum azizim. Bakma sen, adı yalnızlaşmak değil bunun. Ama kimsesizleşmek. Belki de hiçkimseleşmek. O değil de, ben galiba biraz deliriyorum azizim.

Hatırlamak istediklerimizi unutuyor, unutmak istediklerimizi hatırlıyoruz, azizim. Defterler dolusu yazıyoruz, bir gün olur da unutursak o güzellikleri diye. Ama nedense silemiyoruz ki, yazmadıklarımızı. Nasıl bir tezatlıktır azizim? Sanki bütün kainat biz mutsuz olalım diye uğraşıyor. Yok be azizim. Kainatın bizden daha önemli mevzuları var. Savaşlar, nükleer bombalar, su kıtlığı, açlık, ölüm gibi. Yani, lüks bizimkisi.

Telefonlar azizim. Susmayınca çıldırıyor, susunca da sessizliğinde boğuluyoruz. Hapsoluyoruz azizim. Kendi beklentilerimizde, başkalarının düşlerinde, yaşamadığımız hikayelerde, bilmediğimiz diyarlarda, ummadığımız vakitlerde, olmasından korktuğumuz durumlarda, kaçtığımız pişmanlıklarda, birilerinin ayıplarında, kimilerinin günahlarında. Hapsoluyoruz öylece.

Bilmiyorum azizim. Bilemiyorum. Sığındığım kelimeler, limanlar oldun. Tek edilmiş evler, biçilmemiş çimler, kimsesiz çocuklar, yersiz yurtsuz kalmış insanlar, savaş sonrası enkazlar gibisin. Aklıma hep kötü anlarda geliyorsun. Mutsuzluğumsun azizim. Mutluluğumda aramadığımsın. Aklıma gelmeyensin gülümsemelerimde. Kahkahalarımı duymayansın.

Sadece kedi değil, insan da nankör işte azizim. Gülünce değil ağlayınca omuz istiyor. Kendi hikayeleri değil, başkalarının hayallerinde olunca mutlu oluyor azizim. Hep diğerleri, öbürleri, ötekiler berikiler diye avunuyor.

Küsmek istiyorum sana azizim. Gitmek istiyorum senden. Ya da sadece hüzünler, üzüntüler, hayal kırıklıkları, eksikliklerle değil, büsbütün gelmek istiyorum sana. Şen şakrak. Güleç. Hep olduğum gibi azizim.

Sen kimsin, bilmiyorum azizim. Bazen bir şehir, bazen bir kadın, bazen bir adam, bazen bir kedi, bazen bir tanıdık, bazen adını hiç duymadığım, bazen hiç tanımak istemediğim, bazen bir önceki yaşantımdaki, bazen de hayal. Bazen, bazı, bir kimse.

Mektuplar;

Tüketiyor kelimeleri azizim.

Noktalama işaretleri;

Güzel şeyler azizim.

25 santigrat derece;

İstanbul’a çok yakışıyor azizim.

 

r.

7.6.17

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s