63 Merdivenli Aziz

Azizim, ben geldim yine. Dün çöp kamyonu geçerken sordu, niye uyuyorsun buralarda, kapı önlerinde diye. Kovuldum diyemedim, olmadı. Yokluğumla varlığım arasında pek fark yok diyemedim, azizim. Sadece sustum.

Cebimdeki defteri çıkardım o gidince. Kalemim yoktu azizim, kalbime yazdım yine. Ne klişe değil mi ama azizim? Hepimiz her şeyi her şeye benzetiyoruz. Sokak hayvanlarına ıslık çalıyorum azizim. Arkamdan geliyorlar. Mahallenin postasıcı gibiydim azizim, işe giderken girmediğim dükkanın kalmadığı zamanları hatırlıyorum arkamdan gelen kedileri görünce.

Güzeller azizim. Renkleri güzel. Biraz da nankörler azizim. Nerede okusan, nereye yazsan, kedi nankör derler azizim. Bizim de dilimize zaten düşmüş, biliyorsun. Bekleyemiyorum azizim. Beklemek istemiyorum. Kapında yattığım günler bitsin diye merdivenleri bir iniyor bir çıkıyorum. Yerimde sayıyorum azizim. O merdivenlerin 63 basamak olduğunu ezberleyene kadar çıktım ben azizim. Sonra vazgeçtim inmekten de çıkmaktan da. Ne de olsa değişen bir şey yok azizim. İki lafımdan biri, kendime zaten. Eşyalarla kavgalarım var, hayvanlarla muhabbetim.

İnsanlara küsmedim azizim. Sadece gücendim. Gücendim, evet. Niye diye sorsan, işte şu yüzden diyemem ki. Biliyorsun, pek de söylemem gücensem, alınsam, kırılsam. Vardır herkesin doğruları, düzeltemeyeceğimiz. Vardır herkesin kırmaya güç bulduğu diğerleri. Vardır herkesin sopasının hızını artırdığı. Vardır işte azizim, herkesin kendince nedenleri ve sonuçları vardır.

Heyecan azizim. Heyecan. Böyle tuhaf bir duygu. Saklayamadığı insanoğlunun. Böyle tuhaf bir uğraş, tuhaf bir çağırış. Seslenişler azizim. Mahalledeki en yaşlı insanın elindeki torbalar gibiyim azizim. Fazlayım. Ağırım. İçinde bulunduğum bedenin, ruhumu taşıyacak gücü kalmadı, beli büküldü azizim.

Bakma sen, ben böyle şikayetler ediyorum. Defterlerin başından değil, ortasından başlıyorum. Sonra da bir sonraki sayfadan değil, açtığımda denk gelen sayfadan devam ediyorum. Kendi düzenimi düzensizlikle kuruyorum. Kaçıyorum azizim. Baya bildiğin uzaklaşıyorum. El sallamadan, düşünmeden, utanmadan, ağlamadan. Gidiyorum işte azizim, bir kere daha gidiyorum. Ama yerimde sayıyorum.

Biliyorsun, hiç bir zaman olmadı ki birbirini tutan sevgilerim. Ben yine öyle, bir ağlıyor, bir gülüyorum. Bunlar hep şişeler azizim, depozitolu şişeler ve içindekiler.

Kal yine sağlıcakla,

Ben artık uyumuyorum azizim.

r.

5.6.17

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s