Bir Aziz Doğuyor

Standard

 

Travmalarımız büyük azizim. Kendimize söylediğimiz yalanlardan bile büyük. Benim seni aziz diye çağırmam kadar büyük. Aziz maziz değilsin aslında, dışı altın kaplanmış imitasyonlardan birisin belki de azizim. Ama olsun, azizim diyeceğim.

Kendimize söylediklerimiz azizim. Yalanlarımız. Büyük, küçük, pembe, beyaz. Atlatamadığımız, geride bırakamadıklarımız var bir kere. Geride bıraktığımızı sandığımız, ama en beklenmedik anda bizi yakamızdan yakalayıp üzen anılar var azizim. Üzmek demeyelim aslında, hüzün diyelim. İkisi epey farklı benim kitaplarımda. Üzülmeyi tolere edemiyorum ama hüznü seviyorum azizim. Hepimiz gibi seviyorum hem. Küçük bir gülümseme oluyor yüzümde. Hüzün hep özlem gibi azizim. O gülümseme buruk olsa da yüz kaslarımda bir hareket oluyor azizim. Göz pınarlarımız kurumasın diye bütün çabamız.

Hep bir son istiyoruz azizim. Mevzu ne olursa olsun, bir son olsun istiyoruz. Askıda bırakmaktan korkuyoruz. Portmantoya astıklarımız orada kalsın istemiyoruz, katlanıp çekmecelere dizilsin istiyoruz. Askıda bıraktıklarımız sanki arkamızdan koşacakmış gibi geliyor azizim. İstemediğimiz anılar bizi bir ömür koşturacakmış gibi hissediyoruz. Haklıyız aslında. Kendimize söylediğimiz yalanlardan biri de bu aslında. Bırak kalsın askıda dediklerimizle mutluymuşuz gibi yapıyoruz. Bir sonu yok diye unutamadıklarımız var ya azizim, aslında bizi yalnızlaştıran onlar. Diğerlerinden uzaklaştıranlar onlar. İnsandan daha da fazlasını bekletenler onlar. Yarım kalıyoruz ya, bak sana söylüyorum, bizi bitiren o yarım kalmışlıklar azizim.

Son yoksa, eksik diye biliyoruz. Aslında mevzu o değil diye başlamak istediğimiz cümleler oluyor. Kendimizi bir kere daha kandıracak kadar mutlu olduğumuz zamanlarda. Hüzün işte azizim. Gülümsemelerimiz var tutunduğumuz. Yaşadıklarımız var. Hiç olmadığı kadar kendimiz olduğumuz zamanlar var.

Aslında o kadar mutlu oluyoruz ki, fazlasını isteyince o mutluluk bitecek gibi geliyor azizim. Elde ettiklerimizle memnun olmayı kendimize öğretiyoruz. Güzel meziyet vesselam. Ama hep bir soru azizim, daha fazlasına dair hep bir soru. Kendi kurduğumuz, kendimizi inandırdığımız, sözde gerçeklerimizin yanında hayalini kurduklarımız oluyor ya azizim, bak işte onlar bizi gafil avlayanlar. Onlar buruk gülümsemelerin nedeni. Giden geminin ardından el sallamak, ama o gemide olmayı hayal etmeler gibi bir şey azizim.

Çok gibili şeyler var azizim. Fazla. Hayalini kurduklarımızla kalıyoruz. Öyle biz kokuyor yastıklar.

Kal sağlıcakla azizim, bana müsaade.

r.

23.5.17

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s