Bizim Azizin Halleri

Standard

Azizim. Ben baya sizin kapının önünde yatıyorum bu aralar. Bakma aziz muhabbeti yaptığıma, hepimiz kaybolmuşuz sonuçta.

Müptezel olduk resmen. Elimizden düşmüyor şişeler. Fazlamız yok Allah’tan. Fazlasını da geçtim, eksik kaynıyoruz da, kendimize söyleyecek, itiraf edecek gücümüz yok.

Bir kere söyle bana azizim? Hangimiz gidenlerin arkasından bakmadık ki? Hangimiz birilerini kaybetmekten kormadık?

Yalan yok azizim, ağladık zırladık. Doğaya verdiğimiz zarar yetmiyormuş gibi, bir de bir sürü peçete ıslattık. Sıradanlaştık azizim. Rakı dedik, mezesiz sipariş vermedik. Yalan olduk.

Onu da geçiyorum, hangimiz kendi küçük, zavallı dünyalarımızda yarattığımız yalanlarımız arasında doğrular arayamaya çalışmadık? Hangimiz ocakta unuttuğumuz sütü bize hatırlatsın diye dönsün isteğimiz insanlara vurulmadık? Hangimiz bizim olmayanı sevmedik, azizim?

Sen söyle bana. Şimdi, eğri oturalım doğru konuşalım azizim. O yazdığımız sayfalara hangimiz kibrit çakmadık? Bırak kibriti, çakmak gazı gibi olduk azizim. Uçup gidemiyoruz bile.

Torbalara biriktirdik şişeleri, depozitosu ile simit alalım diye. Yokluk değil de, ederi o bir kere. Ne yapalım?

Ağlayamadık. Gülemedik de. Kaldık bir ikilemde, bir boşlukta. Vatandaşı olduğumuz ülke gibiyiz. Ne o yakadayız ne bu yakadayız. İstanbul’dayız bir kere. Tam bir boşluk. Bir gün içinde hep Asya hem Avrupa’yız. Dökemediğimiz gözyaşlarından Boğaz yapmışlar azizim. Üzerine de köprüler dikmişler. Sanki göz pınarlarımızı birleştiriyorlar. Bir tane, iki tane yetmiyor gibi bir de üç tane oldu bu köprüler azizim. Ben ağlamaktan o zaman vazgeçtim işte.

Aziz diyoruz da, senin de azizliğin anca bize. İşte seni de kâle alıyoruz, aziz diyoruz. Çınaraltı kahvehanesindeki Ahmet Ağbi gibisin azizim. Yakın vakit de ‘Çaylaaaar.’ diye geleceksin diye korkuyorum.

Ben çay sevmiyorum azizim. Varsa bir kahven, alırım. Ha, yok, şekeri bırakalı baya oldu. Kullanana da küfür etmeye başladığım yüzyıla yeni başladık. Ay ışığı altında şarkı söylediğim günden beri, şekerden kaçıyorum azizim. Arada bir bağlantı yok, sorgulama. Sadece şeker sevmiyorum. Onu da abartmayı seviyorum. Bazen beleş çay versinler istiyorum, şeker masraflarını azalttığım için. Ama ben pek de çay içmiyorum be azizim.

Çay dedik kahve dedik, şişe dedik. Bir kere de senden benden bahsedelim be azizim. Ben ağlayamayanlardan, seni kimler ağırlıyor?

r.

20.5.17

Not: lan. beni bu azizler bitirdi. demedi deme.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s