Klişe

Anlami olan her sey aslinda verdiginiz degerden kaynakli. Yok canim, siz bilmiyorsunuz diye degil, tamamen hatirlatma olsun diye soylenen klişelerden birisi bu da.

Okudugunuz her satirda aradiginiz ilham gibi aslinda pazartesi sendromu. O da bir klişe yani.

Beklenen gunun gelmesi de ayri bir klişe. Beklemeye deger seyler oldugu icin. Sizin icin kiymeti olan her seyin klişe olmasi gibi.

Sabahattin Ali’nin Icimizdeki Seytan’inda yuzume vurdugu gibi aslinda klişeler. Farkli olmaya cabaladikca, daha da cok aynilasmak gibi. Daha da cok benzemek gibi aslinda.

Mesela, ozgurlugu kus gibi ucmaya benzetmek gibi. Sahip olunmayan her seye duyulan hasret ve tutkunun klişe oldugu gibi.

Yazilan her satirda, her siirin dizesinde yaratilmaya calisilan, mubalaga sanatiyla, hissi kuvvetlendirmeye calismak gibi bir klişe.

Gunesli gunleri ozlemek de ayri bir klişe. Fazla deger bicmek de klişe. Yapilacaklar listesine eklenen seylerin hava durumuyla iliskilendirilmesi de ayri bir klişe. Disarida yagan kar ictigin kahvenin tadini ya da okudugun satirlarin anlamini degistirmiyor ne de olsa. Ama degistirdigi tek sey, yukledigin anlam. Iste o da ayri bir klişe.

Listelerin basindaki muzikler, mekanlar, kahve dukkanlari, gece klupleri. En cok satanlar listesi. En cok okunanlar listesi. En cok dinlenenler listesi. En cok sevilen, en nefret edilenler listesi. Tum listeler, adi konulmus yarismalar sonucunda birinci secilen klişeler. Bir yarisi kazanmak bile klise. Milyon tane sperm arasinda birinci gelmek, ya da bazi durumlarda birinciligin paylasilmasi, bile klişe.

Yapilan butun benzetmeler, sevilen kadinin benzetildigi tiplemeler, asik olunan ya da olunmak istenen adamin beyaz atli olmasi gibi bir klişe.

Yapilan butun arastirmalarda gruplandirildigimiz, ornek bir grup teskil etmemiz gibi, klişe. Icinde bulundugumuz ya da bulunduruldugumuz ve veri olarak ele aldingimiz butun gruplar gibi.

Siradanlar, farklilar, cok sevenler, hic sevmeyenler, aska inananlar, inancsizlar, okuyanlar, yazanlar, cizenler, yazarlar, ressamlar, oyuncular, yapimcilar, gazeteciler, kose yazarlari, plaza calisanlari, carkin parcalari, sistemin koleleri, ozgur ruhlular (!), ozgur ruhlu olduguna inananlar, tabularla yasayanlar, zincirlerinden kurtulamaya calisanlar, kafa tutanlar, bas kaldiranlar, kafa kafaya verenler, basa bas gidenler, kafayla basi birbirinden ayiramayanlar, hayat ve omur arasindaki farki bilenler, dusundugu icin hayvandan ayrildigina inananlar, bilenler, bilmeyenler, ozleyenler, ozlenenler, ulkeyi kurtaranlar, vatan haini olanlar, siir okuyanlar, edebiyata kufur edenler, Istanbul’u sevenler, bir muhitin sakini olanlar, apartman gorevlisinden kacanlar, aidatini odemeyenler, bahcesinde sebze yetistirenler, saksidaki cicegini sulayanlar, parasutle atlayanlar, yukseklik fobisi olanlar, turlu hobisi olanlar, Kabe’de evlilik teklifi edenler, yakilanlar, gomulenler, mezar taslarinda kisa hikayeleri olanlar, romanlara konu olmak icin yasayanlar, romanlarda bas kahraman olanlar, bir dizide basrol olanlar, kosanlar, yuruyenler, sigara icenler, alkolikler, ev sahibi olanlar, araba almaya calisanlar, banka kredisi uzerine hayat kuranlar, mutlulugundan cok borcu olanlar, 3 cocuk hayali kuranlar, sadece bavulu ile yasayanlar, cekip gitmeye hevesliler, olup olmadik  seylere cikisanlar, hic bir seye sesini cikarmayanlar, asabiler, sakinler, bir kanepede hayat surdurenler, cift kisilik yatakta yalniz uyuyanlar. Tum tezatlar.

Kisaca mubalaga sanatinin kurbanlari, klişeler.

Ve,

Yazilmamis butun satirlar da klişe.

Operim.

r.

20.03.17

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s