Portakal

Standard

%24 olmus genc issizlik orani benim canim ulkemde. Gun gectikce daha da az yalniz hissediyorum. Hos, benim yalnizlikla hic bir zaman bir problemim olmadi. Aksine, sevdim ben hep yalniz olmayi. Gereksiz bir ozlemim oluyor yalnizliga, yalniz olmayinca.

Hic de sikayet edesim yok. Dogama aykiri bir yazi olacak bu. Issizlikmis, gucsuzlukmus; plansiz hayat, karar verilemeyen agenda, vakit bollugu, okunan kitaplar, yazilan mektuplar, yazilar, baska hayatlari merak etmek, cok fazla karakter analizi yapmak, konusmak, daha cok konusmak, ufak detaylarda yasamak, detaylarla kafayi cildirmak, uc dort gunde bir oje rengi degistirmek, tasi dusen yuzuge uzulmek, bilgisayari gunde uc kez sarja takmak, olup olmadik diziler izlemek, olup olmadik is basvurulari okuyup basvuruyu tek butonla yapma tembelligi, niyet mektubu yazarken mide bulanmalari, umutla olan acayip bir iliski, uyumak icin cok gec uyanmak icin cok erken saatlerde yastiga kafayi koymak, referanduma hazirlik yapilan ulke gundemi, Turkiye ile Hollanda arasindaki gerginlik, uluslararasi hukuk, demokrasi, Finike portakalinin basina gelenler, basilan Hollanda buyukelcigi, ircki Hollanda soylemleri, populizmin gun gectikce dunyanin her yerinde yayilmasi, Hollandadaki secim, martin ortasinda yagan kar, falan filan. Hic biri degil de, portakalin basina gelenler cok uzuyor beni.

Portakalla olan tuhaf iliskimi bir daha gozden gecirmeye karar verdim, portakalin Hollanda ile iliskilendirilmesi, aslina bakarsan tamamen cahillik urunu olan, bu ulkeler arasi krizden sonra, ben de kendime bir pay cikariyorum iste.

Hani, tutup da bir siyasal analiz yapmaya hic niyetim yok. Zira, su siralar, uluslararasi duzeyde ya da yerel duzeyde olan bir cok krizden ve sacmaliktan kendimi uzak tutmaya karar verdim. Acip okusam eski blog yazilarimi, aslinda ne kadar cok dirsek curuttugumu gorecegim belki, ama yok, hic niyetim yok. Yazmayacagim. Ozellikle referandum uzerine yazmayacagim. Kampanyalar uzerine bile konusmayacagim. Partilerin cikarlarindan hic bahsetmeyecegim. Aklimin almakta gucluk cektigi siyasal duzenlemeyi, anayasal degisikligin nelere neden olacagini, referandum sonrasinda cikacak herhangi bir sorundan sonra ulkeyi neyin bekledigini hic tartismayacagim.

Yalnizca bir tane alintiya yer verecegim suracikta;

“Hikmet’e gore ulkemizde herkes aklini oynatmis; memleketin, Isvicre’ye tedavi icin gonderilmesi icap ediyormus.” Oguz Atay, Tehlikeli Oyunlar, sayfa 73.

Dogru soze ne hacet deyip, devam ediyorum ben.

Portakalin yeri ve onemi cok buyuk hayatimizda. Benim icin C vitaminden cok daha fazla bir sey portakal. Bir arkadas mesela, hic kimse ile konusmak istemedigimde, dert ortagim. Bir de bir cok hikayemin kahramani mesela. Bazen de akil hocam. Dis sesim. Ic sesim. Dusunce gucum. Empati yetenegim. Kirginligim. Kizginligim. Cilginligim. Issiz bir adaya dussem yanima alacagim 3 seyden birisi. O kadar onemli yani.

Kimseye yazmadigim, ama yine de omzumdaki yukleri atmak istedigim icin yazdigim mektuplarin alicisi Portakal.

Onceki hayatim vardiysa, kesin portakaldim ben.

Hem gun batimindaki turuncuyu da acayip seviyorum.

Operim.

r.

*uzun notsuz.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s