Aynadaki Ben.

Geldi yine oyle bir anda, kendimi buldum aynanin karsisinda. Kendime konusuyorum. Genelde motivasyon konusmalari olurdu bunlar, ama hic mi hic kendimi motive edecek gucum yok. Gucum var ama istedigim yok. Hani, kendimi karsima alip, “bak, her sey cok guzel olacak.” diye kandirasim yok bu sefer. Aslinda, kandirma degil bunun adi. Ben kendime “her sey guzel olacak” dedigimde, her sey guzel oldu. Cunku, inandigim zamanlarda konustum ben kendimle.

Biraz umutsuz, biraz caresiz, ama tamamen kaybolmamisken konustum ben kendimle, hep. Simdi, benim butun heplerim yok oldu. Mesela, genellemelerim yok oldu. Mesela, kendime soyledigim beyaz yalanlarim yok oldu. Hep olan seylerim hep olmaz oldu, mesela.

Hani mesela, her sey cok kotu gider, butun kotu haberler ust uste alinir, telefonlar calinca bile bir irkilme olur, dusuk ses seviyesinde dahi. Biliyorum, biliyorsun neyden bahsettigimi. Hani boyle, bir tane daha kotu bir haber alsan, butun kaldirim taslari sokulecek gibi olur. Bir tane daha duysan o kotu haberlerden, butun  trafik lambalari hep kirmizi yanacaktir. Ama beklersin. Iyi olacak her sey diye. Beklersin ama, soyle beklersin;

Daha kotuye gidemez zaten hic bir sey dersin. Ama sen yine de, kendini inandirirsin daha kotusu de olacak diye. O haber yollarini gozlerken, daha yuksekten dusmeyeyim diye, kendini kotuye hazirlamaya calisirsin. Kendini inandirmaya calisirsin. Iyisi olmaz dersin, baksana bahta, kotunun ustune bir tane daha kotu. Ama o haberi gozlerken, umut seninle savasir, cok derininde, iyi olacak der kalp. Ama dilin demez. Demez iste, diyemez cunku.

Kendimle konustum ben aynada. Once ruhsuz bir yuz. Sonrasinda, gulumsedim kendime. Cocuklugumu gordum. Bir anda, once 3 yasinda, sonra 6 sonra 10, sonra 18 sonrasinda 23 yasima dondum. Olmek gerekmiyormus, hayatin film gibi gozunun onunden gecmesi icin. Bir ayna yetiyormus. Biraz uzun bakinca yuzune, tum hatlarini tekrar taniyinca, aslinda, bir anda hepsinin nasil fotograflardaki seni hatirlattigini goruyormussun.

Uzerine bir de telefon caliyor. Irkildim. Annem dedi ki, kut sacli tombik yaramaz bir deliydin sen. Hos hala delisin. Anne, dedim, ben gulunce ne cirkinim. Anca somurtunca benziyorum bir seye. Sen somurtma dedi, yasam enerjimi somuruyorsun. Cirkin olsan da gul dedi. Ben seni cirkin de severim. Guldum. O beni, cirkin de sevdi.

Yuzlestik biz kendimle. Sonra, al dedim kendi yuzunu karsina. Sor bakalim nasilmis? Neler yasamis? Neler gecmis basindan? Kimler gelmis gecmis hayatindan? Kimler gitmis, kimler kalmis? Kalbi nerede kirilmis? En cok neye kime gulmus? Sor bakalim bir kendine, neden yapmis? Hani o yedigi boklar var ya, kendine itiraf etmekten korktugu, belki aylar, belki senelerce kactigi. Sor bakalim, niye?

Bugun de aynadaki ben konustu benimle. Urktum. Oyle bir bakti ki, basimi karsisinda egdim. Tukurdu gozleriyle yuzume. Gozleriyle tokat atti. Ellerini kavusturmus, tepeden bakti bana. Bugun aynadaki ben konustu benimle.

35 yasindaydi. Ve saclari hala uzundu.

r.

8.3.17

*Hande Colpan ve Serhat Karademir’in Cer Modern’deki “Yuzlesme” sergisi sonrasi, kucuk bir esinlenme ile, biraz gercek biraz hikaye karisimi, kendime bir not daha dusmek icin.

Bu kez, aynadaki Ruya konustu.

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s